Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
Dalıcı martıların en ufağı, daima büyük buz kitlelerinin yakınında bulunması sebebiyle Grönlandlıların «buz kuÅŸu» dedikleri «Plautus» aile dir. Eskimolar bu kuÅŸların kuluçkaya oturdukları tepelere sokularak, onları aÄŸlarla yakalarlar. Cüce dalıcı martılar bundan sonra fok derisinden çuvalların içinde kışa kadar saklanır. Cüce dalıcı martı, sivri ucunun önünde bir çentiÄŸi olan kısa, kalın ve üstü kubbeli gagasıyle gerek alk’lardan gerekse uria’ lardan ayrılır. Tüyleri sırtında siyah, karnında beyaz, baldırlarında kahvemsi siyah uzunlamasına çizgilidir. UzunluÄŸu 25 santimdir.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

(Pinguinüs impennis) veya (Plautus impennis)
«Büyük alk» hakkında çok ÅŸey yazılmıştır. Alcidae» ailesinin en iri ve biricik uçamayan üyesidir. Sonuncu büyük alk 1884′te öldürülmüştür. Fakat bu tarihten birkaç yıl önce Kuzey Atlantik’te pek boldu ve Ternöv, Grönland, İzlanda ve Orkney adaları açıklarındaki küçük adalarda binlerce, kuÅŸluk koloniler halinde ürerdi. Bugün sadece birkaç doldurulmuÅŸ örnekten, yumurtalarından ve iskeletlerinden tanıdığımız bu kuÅŸ aÅŸağı yukarı kaz iriliÄŸindeyd.UzunluÄŸu yaklaşık olarak 90 santimdi. Kanatlan körelmiÅŸti, gagası kökünden ucuna kadar hafif kavisliydi, alt gagasında da içeriye doÄŸru sığ bir kavis dikkati çekiyordu. Sırt tüyleri parlak bir siyah, gerdanı siyahımsı kahverengi, göğsüyle karnı beyazdı. Gözünün önünde ve üstünde uzunca ve yuvarlak bir leke dikkati çekiyordu. Kışın gerdan bölgesi de beyaz oluyordu. Gagasıyle ayaklan siyahtı.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

(Fratercula arctica)
Bu kuş, adına rağmen, papağan olmayıp dalıcj martı ailesindendir. Bu gülünç görünüşlü kuşun gri yakalı oldukça iri bir kafası, beyaz yanaklanyle karnı ve ancak badi badi yürüyebilen kırmızı bacakları vardır. Fakat en dikkate değer tarafı, vücuduna kıyasla ölçüsüz irilikte gagasıdır. Yandan bakılınca üçgen biçiminde olan bu mavi ve koyu kırmızı renkli gaganın üzeri oluklarla yol yol olmuştur. Pek sivri olmamakla beraber, keskin kenarlıdır. Her yıl düşen ve yenilenen bir dış kabukla örtülüdür. Deniz papağanının, böyle . biçimsiz bir kuştan bekleneceği üzere kulakları tırmalayıcı bir sesi vardır. 31 santim uzunluğundadır.
Atlantik deniz papaÄŸanı Kuzey Atlantik Okyanusuyle Kuzey Buz Denizi’nde 80 derece kuzey enlemine kadarki bölgelerde yaÅŸar ve bu enlemler içindeki Avrupa, Asya ve Amerika kıyılarında görülür. Görünüşünün komikliÄŸinden umulmayacak derecede usta bir balıkçıdır.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

Dalıcı martıların on türlük bir ailesi daha vardır. Adlarının Türkçe karşılığı olmaması sebebiyle, bunlara, bilimsel adlarına dayanarak ,«Uria» diyeceÄŸiz. Bunlar alk’lardan, özellikle, daha uzun ve kancasız olan gagaları dolayısıyle ayrılırlar. Ternöv’ün kuzey kıyısındaki Funk adasında kuluçkaya oturmuÅŸ uria’ ların ve alk’ların arasında dolaÅŸan tabiat bilginleri, bu kuÅŸların ÅŸaşılacak derecede evcil olduklarına ve devamlı olarak horultuyla karışık bir inilti çıkardıklarına dikkat etmiÅŸlerdi. Siyah renkteki sırtlarıyle baÅŸları ve pırıl pırıl bir beyazlıktaki göğüsleriyle bir garsonlar topluluÄŸunu hatıra getiriyorlardı. Uria’ lar, siyah ve kahverengi lekeli, son derece iri ve armut biçimli bir tek yumurta yumurtlarlar. Yuva yapmazlar. Yumurta yerde kalır, fakat koni biçiminde olduÄŸundan ufak bir dairenin yarıçapından öteye yuvarlanmaz. Tüylü yavru uria’ların göğüsleri is rengindedir. Annelerinin ve babalarının kustuÄŸu yiyecekle beslenirler. Uria türlerinin uzunluÄŸu 35-45 santim arasında oynar.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

Alk’lar görünüşleri ve huyları itibariyle Antarktika penguenlerin kuzeyli karşılıklarıdır. Fakat alk’lar daha ufak kuÅŸlar oldukları gibi, soyu tükenmemiÅŸ bütün türleri uçmasını bilir. Deniz hayatına penguen’ ler ölçüsünde ayak uydurmuÅŸ oldukları söylenemez. Alk’lar buna raÄŸmen yılın en büyük kısmını sürüler halinde denizde geçirirler. Hızlı hızlı kanat çırparak mermi gibi uçar ve balık peÅŸinde taÅŸ gibi gürültüyle suya inerler.
Alk’ların en iyi bilinenlerinden biri ustura - gagalı kuÅŸtur (Alca torda). Yurdu Kuzey Atlantik Okyanusu ise de kışın epey güneylere iner, hatta Akdeniz’de bile görülür. Gagası orta uzunlukta, ince yapılı ve keskin kenarlıdır. Üst yarısı ise kubbelidir. Bu kuÅŸun uzunluÄŸu 42 santimi bulur.
Tabiat bilginleri ustura - gagalı kuşun ne kadar derinlere daldığını ölçmek için ilginç bir deneye başvurmuşlardır. Bu kuşlardan birinin ayağına ince bir sicim bağladıktan sonra, onu tekneden denize salmışlardı. Kuş bir anda gözden kaybolmuş ve makaradaki 60 metre sicimi sonuna kadar boşaltmıştı. 2-3 dakika sonra yüzeyde belirerek soluk almış,
sonra tekrar dalmıştı.
Atlantik’te birçok ilginç alk türleri bulunmakla beraber, bu kuÅŸların asıl merkezi Kuzey Pasifik’tedir. Özellikle Aleütyen adalarının ıssız kıyılarında son derece kalabalık sürüler halinde bir sürü alk türüne rastlanır. Bunların birçoÄŸunun yüzeylerinde bıyığımsı tüyler, baÅŸlarında da garip etler göze çarpar. Gergedan alk ve boynuzlu alk bunların arasındadır.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

DALICI MARTILAR» ın yurdu Kuzey Buz Denizi ve ona bağlı koylarla boğazlardır. Yalnız üreme mevsiminde karaya rağbet eden gerçek deniz kuşlarıdır. Toplu vücutları, kısa boyunları, iri kafaları, türüne göre değişen orta uzunluktaki gagalan, iri perdeli ayakları, kısa ve dar kanatları, kısa kuyrukları ve çoğunlukla iki renkli yumuşak tüyleriyle dikkati çökerler. Çok usta yüzücü ve dalıcılardır. Yiyecekleri olan balıkları ve kabuklu deniz hayvanlarını yüzeyden dalıp suyun altında »yüzmek» suretiyle yakalarlar. Kanatlarının kısalığına rağmen iyi uçarlar. «Alcidae» ailesinin bu türünün 19. yüzyılda insanlar tarafından soyu tüketilmişti.
Posted in Martilar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
NİLÜFERLERİN ÜZERİNDE YÜRÜRLER
BATAKLIKLAR, küçük göller ve yüzer bitkilerle âdeta boÄŸulmuÅŸ tembel akarsular, Jassana’ ların veya öbür adlarıyla lotus kuÅŸlarının yedi türünün yurdudur. Bunlar birçok bakımlardan eÅŸsiz kuÅŸlardır: Özellikle ayak parmakları ve pençeleri ÅŸaşılacak derecede uzundur. Gayet oynak olan ve çok kere aÅŸağıya doÄŸru yerine, yukarıya doÄŸru kıvrılan bu ayak tertibi, Jassana’ nın, en nazik su bitkilerinin üzerinde batmadan koÅŸmasına imkân verir. Jassana’nın «nilüfer üzerinde yürüyüşü» deyimi bundan ileri gelir. Avustralya’nın tarak tepeli Jassana’sının (trredipara gallinacea) arka parmak tırnağı 9,5 santim uzunluÄŸundadır.
Jassana’lar dünyanın sıcak bölgelerinde yaÅŸarlar. Bu ince yapılı kuÅŸların uzun boyunları ve vücutları sık tüylüdür. Bacakları da uzun ve incedir. Kanatlarındaki mahmuzlar adamakıllı geliÅŸmiÅŸtir. Vücutları bir nar bülbülününkinden iri deÄŸildir. Bu ürkek kuÅŸlar çok usta uçucudurlar. Yere inince, birçok yaÄŸmur kuÅŸları gibi kanatlarını kısa bir süre dikey olarak tutarlar. Havadayken uzun bacaklarıyle parmaklarını arkalarında hemen yatay olarak uzatırlar. Yiyecekleri su böcekleri, yumuÅŸakçalar ve bitkilerdir. Bu kuÅŸlar «Jacanidae» ailesini meydana getirir.
Dişi jassana renk bakımından erkeğinkine benzerse de, ondan hemen iki misli iridir. Bundan ötürü de erkek jassana, ev işlerinin çoğuyla görevlendirilen kılıbık bir kocadır. Yuva, ince yapraklı su bitkilerinden meydana gelmiş, genellikle yassı, bazen de fincan şeklinde bir yapıdır. Adamakıllı büyük olanları vardır. Suya yakın kısa otların arasına oturtulur, bazen de kısmen suyun üzerindedir. 2 - 4 parlak yumurta, koyu sarı, tarçın veya yeşil renkli fon üzerinde yazı gibi siyah işaretlidir.
Amerika jassanası (Jacana spinosa) bir tropikal Amerika kuşudur. Bu kızılımsı kahverengi kuşun elma yeşili renginde kanatları vardır, başıyla boynu ise yeşilimsi siyahtır. Alnındaki turuncu sarkık et, rengini daha da zenginleştirir.
Sülün kuyruklu jassana (Hydrophasianus) bir tropikal Asya kuşu olup bu garip kuşların en irisi ve en garibidir. Kuyruğu 30 santimden uzundur. Renkli tüylerinin karanhk bölgeleri morumsu kahve,acık bölgeleri beyazdır.Yanlız en
sesindeki beyazlık parlak bir altır rengine yerini bırakır.
Posted in Jassanalar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
(Rhynchops nigra)
«Amerika kara makas gagalısı» daha çok siyah renklidir, yalnız alnı, yüzünün yanları ve karnı beyazdır. Gagasının ucu siyah, bacakları kırmızıdır. Dişisi, göğsünün döner hareketiyle kumda açtığı küçük girintilere koyu sarı üzerine düzensiz siyah lekeli üç veya dört güzel yumurta yumurtlar. Lezzetli olan bu yumurtaların, balıkçılar tarafından çalındıkları çok olur. Bu zararsız kuşlar üreme alanlarında daima cesur ve patırtıcıdırlar. Salıverdikleri çığlıklar, bir teryer köpeği sürüsünün kesik kesik havlayışını hatıra getirir.
Amerika kara makas - gagalısına BirleÅŸik Amerika’nın doÄŸu kıyısı boyunca rastlanır. Güneyde Arjantin’e kadar olan bölgelerde bulunur. «Rhynchopidae» ailesinde, Amerika kara makas - gagalısından baÅŸka, biri Afrika’da, öbürü ise Hindistan’da büyük nehir kıyılarında yaÅŸayan iki baÅŸka makas-gagalı çeÅŸidi daha yer alır
Posted in Kirlangiclar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409
MAKAS-GAGALILAR» deniz kırlangıçlarının uzun kanatlı akrabalarıdır. Dikey olarak yassılmış, bıçağımsı bir gagaları olmasiyle bütün öbür kuşlardan ayrılırlar. «Makas - gagalı» adlarını, gagalarının görünüşünden almışlardır. Bu gaganın alt yarısı üsttekinden çok daha uzundur. Makas - gagalılar gözlerinin yapısı bakımından da başka kuşlardan farklıdırlar: Dikey ve yarığımsı gözbebekleri vardır.
Bu kuşlar suyun hemen yukarısında uçar ve bu arada makas gibi gagalarıyle suyun yüzeyini yararlar. Böylelikle hareket halindeki açık gagalarına değen küçük deniz canlılarıyle balıkları kolayca kapabilirler.
Makas - gagalılar Güney Asya’da, Orta Afrika’da ve Amerika’da yaÅŸarlar.
Posted in Kirlangiclar | No Comments »
Eylül 26th, 2007 by ozlem0409

(Sterna paradisaea)
«Kıyı kırlangıcı» yıllık 35 000 -36 000 kilometrelik gidiÅŸ-dönüş göç yolculuÄŸu ile meÅŸhurdur. Bu akıllara durgunluk verici yolculuÄŸu göze alan kıyı kırlangıçları, önce Kuzey Kutbu’nun yazı esnasında üreme alanlarında dört aylık devamlı gün ışığmln tadını çıkarırlar. Bu kuÅŸlar kuzeydeyken Kuzey Kutbu’yle 8 derece daha güneyi arasındaki kuÅŸakta yaÅŸarlar. Bununla beraber bu türün bazı üyeleri de 40 derece kuzey enlemi kadar güneyde
yuva yaparlar. Esasen hepsi, göçleri esnasında Antarktika’ya kadar inmezler. Kıyı kırlangıcı görünüş itibariyle yakın akrabalarına benzer. Sırtı gri, karnı beyaz renktedir, başının tepesi siyah, baeaklarıyle gagası aldır.
Gördüğümüz gibi, bazı deniz kırlangıçları pek o kadar uzun göç yolculuklarına girişmezler. Böyleleri ılık enlemlerdeki kıyı bölgelerine rağbet ederler. Genellikle koloni halinde yuva yapar ve kumda kazdıkları sığ girintilerin içine koyu kahverengi lekeli 1 - 3 beyaz yumurta yumurtlarlar. Beyaz tepeli «noddi» (Anous minutus) gibi bazı türler, çalıların üstünde yosundan yuva bina ederler. (Bu kuşun genelleşmiş «noddi» adı, bazı tabiat bilginlerince, dikkate değer evcilliğinden ve aptallığından ileri gelir. Başkaları ise, bu adın, kuşun, başka bir deniz kırlangıcıyle karşılaşınca başını eğme huyundan ileri geldiği kamsındadırlar. Peri deniz kırlangıcı (Gygis alba) tek benekli yumurtasını bir ağacın yatay bir dalının üzerinde dengeye getirir. Peru kıyısında yagayan înka deniz kırlangıcı (Larosterna inca), yumurtasını, suyun yüzeyinin yukarısmdaki bir kaya oyuğuna yerleştirir.
Deniz kırlangıçları, martıların aksine çöpçü değillerdir. Erkekler ve dişiler renk ve irilik bakımlarından birbirlerine benzerler. Bazı deniz kırlangıcı çeşitleri siyah veya kahverengiyse de, çoğu beyazdır. Başlarının tepesi genel olarak siyah veya gri renktedir.
Geçen yüzyıl sonunda birçok deniz kırlangıçları tüy ve yumurta hırsızları tarafından yok edilmişti.
Posted in Kirlangiclar | No Comments »